Kehribar Nedir? Özellikleri  Nelerdir?

0
90

Kehribar Nedir? Özellikleri  Nelerdir?


İlk çağlardan bu yana var olan kehribar taşı işlemeciliği, bugün Anadolu’da birkaç küçük atölye haricinde yok olmuştur. Kehribar taşını işleme sanatı kesme, tıraşlama (yontma), taşlara şekil verme, torna ve cilalama tekniği ile dünden bugüne sabırla ve büyük emeklerle yapılarak günümüze kadar gelmiştir.

Türkler, Avrupalılar gibi kehribarı birtakım kabartma tekniği ile süslememişler, madenindeki güzellik ve ona verdikleri değerle elde işleme yapmışlardır. Bu modülde kehribar taşının tarihi geçmişi ve taşın sınıflandırılması hakkında bilgi sahibi olabilecek, kehribar taşını zedelemeden ürüne uygun işlemesini yapabileceksiniz. Ayrıca sentetik kehribar taşı konusunda da bilgi sahibi olabilecek, doğal ve sentetik kehribar taşını birbirinden ayırma testlerini uygulayabileceksiniz.

Kehribar Taşı nedir ?

Kehribar Taşının Tanımı Kehribar, milyonlarca yıl önce yaşamış çok geniş alanlar kaplayan, yüksek ağaçlı, tropik ve yarı tropik ormanlardaki ağaçların salgıladığı reçinenin, toprak altında kaldıktan sonra uçucu bileşenlerini yitirerek ve kimyasal değişikliğe uğrayarak fosilleşmiş, taşlaşmış kalıntısıdır.

İnsanların kehribar taşı ile tanışmaları, Taş Devrine kadar uzanmaktadır. İngiltere’ deki arkeolojik kazılarda, antik yerleşimlerde MÖ 11.000 yıllarına ait işlenmiş kehribar bulunmuştur.

Almanya, Polonya, Litvanya ve Estonya’da Neolitik ( Yeni Taş Devri) Döneme ait yüz ayrı yerleşimde kehribar ve kehribardan yapılmış objelere rastlanmıştır. Kehribar antik çağların bilinen en eski dekoratif maddesidir. Antik Çağ toplumları ve kültürleri kehribardan çok etkilenmişlerdir. Kehribar özellikleri nedeniyle insanların kalbinde mistik bir yer edinmiştir. Yakıldığında güzel çam reçinesi kokusu verdiği için Aztek ve Maya medeniyetlerinde süs taşı olmasının yanında dini törenlerde tütsü ve buhurdan olarak kullanılmıştır. Etrüskler de tanrı ve tanrıçalarını, kehribar taşından oyarak tasvir etmişlerdir.

Ters Devrinden başlayarak kehribar ticari malzeme olarak kabul görmüş ve takas ürünü olarak değerlendirilmiştir. Romalılar ve Yunanlar şarap, yağ, tuz, ipek, bronz ve altın vererek karşılığında kehribar taşı almışlardır. Orta Amerika ve Meksika’da kehribar taşı beş bin yıldan beri bilinmekte olup süs taşı olarak kullanımının yanında stresi, üzüntüyü yok eden bir ilaç olarak da kabul edilmiştir. Binlerce yıldır insanlar, özel güçleri olduğuna inanarak kehribar taşından tespih, tılsım ve dinsel objeler üretmişlerdir.

Kehribar Taşının Jeolojik  Oluşumu

Kehribar Taşının Jeolojik Ortamı ve Oluşumu Milyonlarca sene önce, dünyanın değişik yerlerinde farklı jeolojik dönemlerde, iklimin tropik veya yarı tropik olduğu yerlerde çok büyük alanları kaplayan ormanlar bulunmaktaydı. Yüksek boylu ağaçlar, yoğun sıcağın etkisiyle bol bol reçine salgılamıştır.

Üst üste gelen reçine salgılamalarıyla oluşan irili ufaklı reçine topakları, yer çekimi etkisiyle ağaçlardan yere, orman tabanına düşmüş ve şiddetli yağışların oluşturduğu sellerle akarsuların denize ulaştığı yerlerde meydana gelen deltaların, sığ suların killi, kumlu tortulların içine taşınarak gömülmüştür.

Kehribar Taşını Oluşturan Ağaçlar Milyonlarca yıl önce, dünyamızın o zamanki doğal yaşam koşulları, tropik ve yarı tropik iklim ortamında bol reçine salgılayabilen ağaç türlerinin, çok gelişkin ve yaygın ormanlar oluşturmasını sağlamıştır. Uygun şartlar, ağaçların salgıladıkları reçinelerden oluşan topakların, yeterli büyüklüğe ulaşınca gövdelerinden ayrılıp toprak altında milyonlarca sene korunmasını ve geçirdikleri değişikliklerden sonra kehribara dönüşmesini sağlamıştır. Kehribar taşının oluşumunu sağlayan ağaçlardan bazıları aşağıdaki özelliklerdeydi

  •  Baltık bölgesinde, yarı tropik iklimde kozalaklı türlerden reçinesi succinic asitli olan çam ağaçları,
  •  Karayiplerde tropik çiçekli ağaçlardan reçinesi retinite asit bulunduran ve reçinesi en bol olan ağaç türü Algarroba familyasından ağaçlardır.

Ayrıca Yeni Zelanda, Avustralya, Afrika, Kongo ve Sierrea Leone, Güney Amerika, Zanzibar, Meksika, Kaliforniya ve Lübnan’da değişik cinste tropik bölge ağaçları kehribar taşının oluşumuna katkı sağlamıştır.

Kehribar Taşının Çıkarıldığı Ülkeler

Bilinen en ünlü eski kehribar taşı yatakları doğu Prusya’daki Semland Yarımadasındadır. Buradan ve Avrupa’nın diğer önemli kehribar taşı yataklarının yer aldığı Kuzey Denizi ve Baltık Denizi kıyıları ile İsviçre’ye kadar uzanan bölgeden çıkartılan kehribarlar çok aranılan değerli bir taş olarak, MÖ 3000 başlarından itibaren Akdeniz çevresine ve Kafkaslar üzerinden Asya içlerine kadar uzanmıştır.

Kehribar taşına dünyanın hemen her ülkesinde rastlanmaktadır. Kutup bölgeleri hariç tüm kıtalara dağılmış farklı özelliklere sahip kehribar taşı oluşumları bilinmektedir.

Bu yatakların çoğu Tersiyer ( 20 – 50 Milyon yıl) döneminde oluşmuşsa da Alt Karboniferde (280 milyon yıl üzeri) oluşmuş kehribarlar bulunmaktadır.

Kehribar Taşının çeşitleri

[miptheme_quote author=”” style=”text-center”]Jeolojik oluşumdan dolayı farklı kehribar çeşitleri bulunmaktadır. [/miptheme_quote]

 Baltık Kehribarı

Kehribar taşının kraliçesi olarak adlandırabileceğimiz Baltık kehribarı, fosilleşmiş ve yaklaşık 50 milyon yıl öncesine dayanan, Rusya’nın bir kısmı ile Baltık Denizi çevresindeki alandan çıkarılan kehribarlara verilen isimdir. Baltık kehribarı iğne yapraklı ağaçların reçinelerinden oluşmaktadır.

Dominik Kehribarı

İkinci değerli amber cinsi Karayipler’de Hispanisla Adasının doğusundaki Dominik Cumhuriyetinden çıkartılmaktadır. Dominik kehribarı bol reçine salgılayan “hymenaeç” türünden geniş yapraklı bir ağacın fosilinden oluşmuştur. Dominik kehribarı çok miktarda fosil içermektedir. Oluşumları 10 ile 25 milyon yıl civarındadır.

Mavi Kehribar

Ender oluşan mavi kehribarın en güzel örnekleri Dominik’teki kehribar yataklarından elde edilmektedir. Sertliği Baltık kehribarından biraz daha azdır. Mavi kehribar gösterişli rengi, az bulunuşu, renginin oluşumunun ilginçliği nedeniyle büyüleyici bir süs taşı olmuştur. Reçinenin yeraltında gömülü kaldığı süreçte meydana gelen bir volkanik patlama sonucunda oluşan kızgın lavların üstten akıp geçmesi sırasında sıcaklık etkisi ile ilk rengin önce yeşile sonra maviye dönüştüğü iddia edilir. Normal kehribar taşının da deneysel olarak ısıtıldığında renk değiştirdiği görülmektedir

Kehribar Taşının Kullanıldığı Yerler

  • Kehribar taşı ile eskiden beri çeşitli biblolar kutular, şamdan gibi süs eşyası; yüzük, kolye, küpe, bilezik vb. takılar yapılmaktadır.
  • Batıda süs eşyası olarak kullanılan kehribar taşı doğuda takı, sigara ağızlığı, tespih, tılsım taşı, baston sapı, nargile ağızlığı yapımında ham madde olarak kullanılmıştır.
  • Geçmiş yıllarda İstanbul Uzun Çarşı’da sadece kehribar taşı işlemeciliği yapan ustalar vardı. Bu ustalar tespih ve sigara ağızlığı yaparlardı. Özel tezgâh ve tornalarda çalışan bu ustaların tespih imameleri, tespih taneleri, çubuk, sigara ağızlıkları üretimi çok yaygındı. Kehribar taşları mine, gümüş ve altın kakmalarla işlenerek süslenirdi.
  • Kehribar taşı ısıtıldığında hoş bir koku çıkarır. Geriye kalan reçine vernik yapımında kullanılabilir. Ø Kehribardan ince levha halinde kaplamalarla süslenmiş eşyalar yapılabilir.

Yorum Yap

Please enter your comment!
Please enter your name here